Dolar
44,7548
0,04%
Euro
52,7988
0,03%
Sterlin
60,7163
0,03%
Bitcoin
3.318.948
0,13%
BİST-100
14.283,85
0,57%
Gram Altın
6.922,004
-0,61%
Gümüş
78,85
-0,98%
Faiz
40,34
-0,15%

Yakıt krizi derinleşti uçaklar varış noktası olmasa bile İstanbul’a inerek ikmal yapmaya başladı

Savaş, havalimanlarında ‘sessiz bir yakıt ambargosu’ başlattı. Bazı Avrupa ve Asya havalimanlarında yakıt ikmali kısıtlanınca, havayolu şirketleri bu kısıtlamaları telafi etmek için dönüş yakıtını da kalkış noktasından taşımaya (fuel tankering) başladı. Türkiye’de kısıtlama olmadığı için bazı uçakların, varış noktası olmadığı halde İstanbul’a iniş yaparak yakıt ikmali yaptığı öğrenildi.

15.04.2026 03:42Güncelleme: 15.04.2026 03:43
Yakıt krizi derinleşti uçaklar varış noktası olmasa bile İstanbul’a inerek ikmal yapmaya başladı
16px
32px

ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın tetiklediği petrol krizi havacılık sektörünü de sarstı. Önemli petrol rafinerilerine yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması, dünya genelinde petrol arzında ciddi bir sıkıntıya yol açtı. Bazı Avrupa ve Asya havalimanlarında yakıt ikmali kısıtlanınca, havayolu şirketlerinin bu kısıtlamaları telafi etmek için dönüş yakıtını da kalkış noktasından taşımaya (fuel tankering) başladığı belirtiliyor.

Bu uygulama nedeniyle dönüş yakıtını da taşımak zorunda kalan uçakların kargo kapasitesi ciddi şekilde kısıtlanmaya başladı. Türkiye’de ikmal kısıtlaması olmadığı için bazı uçakların, varış noktası olmadığı halde İstanbul’a inerek yakıt ikmali yaptığı öğrenildi. Ekonomim’den Merve Yiğitcan’a bilgi veren sektör kaynakları gelinen aşamada Türkiye'nin petrol stoklarının önemine dikkati çekerek, tedbir alınmasının yararlı olacağını vurguluyor.

KARGO HANGARDA KALABİLİR

Havacılık uzmanları ve sektör temsilcilerinden edinilen teknik verilere göre; Avrupa havalimanlarında yaşanan yakıt tedarik kısıtlamaları orta menzilli uçuşlarda lojistik dengeleri değiştiriyor. Tipik bir Airbus A321neo operasyonu üzerinden yapılan hesaplamalar, krizin boyutunu şöyle ortaya koyuyor: Normal şartlarda İstanbul'dan Londra'ya tek yönlü yaklaşık 9 ton yakıtla uçan bir uçak, dönüş yakıtını da beraberinde getirdiğinde uçağa ekstradan 8 tonluk bir yük biniyor.

Bu ağırlık artışı sebebiyle uçuş güvenliği gereği ticari yük kapasitesi (kargo) ciddi şekilde daralıyor. Bu durum, önemli miktarda bir kargo yükünün hangarlarda kalması anlamına geliyor. Yanı sıra uçağın fazladan taşıdığı her 1 ton yakıtı varış noktasına ulaştırabilmek için saat başına yüzde 3-4 fazla yakıt harcadığı hesaplanıyor. Yaklaşık 3,5 saatlik bir İstanbul-Londra seferinde 8 tonluk ekstra yük, sefer başına 1 tona yakın yakıtın sadece bu ağırlığı taşımak için israf edilmesine yol açıyor. Ayrıca, uçağın ağırlık ve denge ayarlarını koruyabilmek amacıyla, yolcu kabinindeki bazı koltukların satışa kapatılması veya boş bırakılması operasyonel bir zorunluluk haline gelebiliyor. Havayolu şirketlerinin yakıtı, kargo ve yolcu bagajına tercih etmesiyle birlikte ticari gönderilerin ardından yolcu valizlerinin de ‘operasyonel öncelik’ nedeniyle geride bırakılması riski doğurabiliyor.

ÖNÜMÜZDEKİ 3 HAFTA KRİTİK

Savaştan en fazla etkilenen havayolu sektöründen gelen haberler de iç açıcı değil. Avrupa Havalimanları Konseyi de (ACI Europe), Hürmüz Boğazı'ndan geçiş üç hafta içinde yeniden sağlanamazsa AB'de sistemik jet yakıtı sıkıntısı yaşanabileceği uyarısını yaptı. ACI Europe, 9 Nisan'da AB Ulaştırma ve Enerji Komisyonerleri'ne gönderdiği mektupta durumun ciddiyetine dikkat çekerken, yazıyı kaleme alan ACI Europe Genel Direktörü Olivier Jankovec, "Hürmüz Boğazı'ndan geçişin önümüzdeki üç hafta içinde anlamlı ve istikrarlı bir biçimde yeniden başlamadığı takdirde, AB için sistemik jet yakıtı sıkıntısı bir gerçeklik haline gelecektir" uyarılarında bulundu. 600'den fazla havalimanını temsil eden ACI Europe'un verilerine göre hava ulaşımı Avrupa ekonomilerine 851 milyar Euro katkı sağlıyor ve 14 milyon kişiye istihdam sunuyor.

Jet yakıtının yüzde 40'ı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor, arz sıkıntısı bilet fiyatlarına yansıyor

Havacılık sektörünü köşeye sıkıştıran jet yakıtı fiyatlarındaki artış uluslararası kuruluşların raporlarına da konu oluyor. Son olarak Allianz Trade’in "Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri" başlığı ile yayınladığı raporda, dünya jet yakıtının yüzde 40'ının Hürmüz Boğazı üzerinden geçtiği ve buna bağlı olarak fiyatların tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı ve havayolu taşımacılığının farklı bir dinamikle karşı karşıya olduğu da belirtiliyor. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaşmış olsa da daha güçlü fiyatlama yapılabilme sayesinde, özellikle de uzun menzilli hatlarda bilet fiyatlarında yüzde 70'e varan oranlarda artışa gidildiği bilgisi raporda yer aldı. Bununla birlikte sektörün, 70.000'den fazla uçuş iptali ve Orta Doğu'daki kilit merkezlerin kapanması dahil olmak üzere ciddi aksamalar yaşadığı, bölge için turizm kayıplarının 55 milyar ABD dolarına ulaşabileceği ve 2026'da uluslararası varışların yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 düşebileceği tahminlerine de raporda değinildi.

JET YAKITI BAĞIMLILIĞI FİRMALARI KIRILGANLAŞTIRDI

İtalya'da Air BP Italia, bazı havalimanlarında uçak başına en fazla 2.000 litre yakıt ikmaline izin veren kısıtlamayı uygulamaya koydu. Tıbbi uçuşlar, devlet uçakları ve üç saat üzeri uzun mesafeli seferler öncelikli statü kazanırken kısa mesafeli operatörler en ağır kısıtlamalarla yüz yüze geldi. İngiltere'nin ise boğazdan geçen jet yakıtındaki Kuveyt payı nedeniyle Avrupa'nın en kırılgan ülkesi konumunda olduğu belirtiliyor. Ryanair CEO'su Michael O'Leary de şu değerlendirmede bulundu: “Şu anda Avrupa ülkeleri arasında en savunmasız olanı, Kuveytlilerin buradaki pazar payı nedeniyle İngiltere. Hürmüz yaz boyunca kapalı kalırsa uçuşların yüzde 5 ila 10'unu iptal etmek zorunda kalabiliriz." Güneydoğu Asya'da ise tablo daha da kaygı verici. Körfez'den sağlanan yakıta ağır biçimde bağımlı olan bölgede Vietnam Airlines, jet yakıtı fiyatlarının varil başına 160-200 dolara ulaşması halinde uçuşlarının yüzde 10 ile 20'sini kısabileceğini açıkladı. Söz konusu eşik Nisan başı itibarıyla zaten aşılmış durumda.

ZARARINA UÇMAK İSTEMİYORLAR

United Airlines CEO'su Scott Kirby'nin kısa bir süre önce yaptığı açıklamada "Zarara uçmanın hiçbir anlamı yok" derken, şirketin 2026'nın ikinci ve üçüncü çeyreğinde planlanan hatların yaklaşık yüzde 5'ini kısacağını açıkladı. SAS da nisan ayında 1000, Air New Zealand ise mayıs başına kadar 1100 seferini iptal etti. Delta Air Lines yükselen yakıt maliyetleri nedeniyle 400 milyon dolarlık gider kalemi oluştururken, JetBlue bagaj ücretlerini artırdı. Bazı yabancı havayolları bilet başına 150 dolara varan yakıt ek ücreti talep etmeye başladı. Lufthansa CEO'su Carsten Spohr ise çalışanlarına “20 uçağın yere indirilmesiyle yüzde 2,5 kapasite azaltımı ya da 40 uçağın operasyondan çıkarılmasıyla yüzde 5 kapasite daralması” senaryosu sundu. EasyJet CEO'su Kenton Jarvis de durumu basına yaptığı açıklamada durumu şöyle özetledi: "Bir ya da iki hafta için sorunsuz olduğumuzdan eminim. Üç hafta için de büyük olasılıkla iyiyiz."

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
benzer haberler
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan 'Türkiye ekonomisi dayanıklılığını büyüme rakamlarıyla gösterdi' açıklaması
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan 'Türkiye ekonomisi dayanıklılığını büyüme rakamlarıyla gösterdi' açıklaması